Sülük ve Ağrı ( Kireçlenmeye Bağlı Diz Ağrıları )


Sülük tedavisi eski zamanlardan beri var olan ve çeşitli alanlarda sıklıkla kullanılan bir tedavi yöntemidir. Ortaçağ İngiltere'sinde Leecher ( Sülükçü ) şifacı anlamına gelecek şekilde kullanılıyordu. On dokuzuncu yüzyılın ortalarına gelindiğinde kullanımı o kadar yoğunlaşmıştı ki neredeyse Fransa ve çevresinde soyları tükenmeye başladı. Sülüklerin moda olduğu zamanlarda hem halkın hem de George Washington ve Napoleon Bonaparte gibi önemli isimlerin kullandığı bir tedavi yöntemi haline geldi. Batı toplumunda kullanılma sıklığı azalsa da popülerliğini 1970 lere kadar korudu. 2005 ve 2007 yıllarında Almanya ve diğer avrupa ülkelerinde sağlık alanında kullanımı yasallaştırıldı.

Hirudo therapy ismini Sülüklerin latince isimlerinden alır. Doğada bulan Hirudo verbana, Hirudo medicinalis ve Hirudo orientalis gibi türleri vardır ve sıklıkla Türkiye ve çevresinde nehir yataklarında bulunurlar.



Tıbbi amaçla kullanılan sülüklerin çenelerinde 60-100 arasında diş bulunur. Yarım saatlik sülük tedavisinde bir sülük ağırlığının 5-10 katı kan emer. Ancak tıbbi sülüklersanıldığı gibi kirli kanı emerek tedavi yapmazlar. Tedavi edici özellik kanın alınmasında değil emilirken vücuda verilen salgıdadır. Bu salgı 100'den fazla bioaktif madde içerir. Bunlardan başlıcaları Hirudin ve Calin maddeleridir ki bu maddeler kanın pıhtılaşmasını engelleyici (antiagregan), oluşmuş pıhtıyı eritici (fibrinolitik), ağrı kesici (analjezik-antiromatizmal), mikrop öldürücü (antibakteriyel), tansiyon dengeleyici (antihipertansif), kas gevşetici (miyorelaksan), bağışıklık sistemini düzenleyici (immun modülatör), stres giderici (anksiyolitik) etkilere sahiptir.



Sülük tedavisi, atardamar ve toplardamar tıkanıklıkları başta olmak üzere birçok dolaşım sistemi hastalığında, varis, iltihaplı ve iltihapsız eklem romatizmalarında, yumuşak doku romatizmalarında, sedef ve egzama gibi cilt hastalıklarında başarıyla kullanılmaktadır.

Bu konuda Almanya'da yapılan bilimsel çalışmaları derleyen bir makalede incelenen araştırmalarda Sülük Tedavisinin Kireçlenme sonucu oluşan diz ağrılarına medikal tedavilere göre daha az yan etki ile iyi geldiği gösterilmiş. Mesela incelenen bir çalışmada 51 kireçlenme hastasının tek seans sülük tedavisi ve 1 ay boyunca ağrı kesici krem kullanması karşılaştırılmış. Sülüğe bağlı ağrı azalması etkisinin en yüksek olduğu zaman ise uygulamadan sonraki ilk hafta olduğu gözlemlenmiş. Aynı derlemedeki bir diğer randomize kontrollü çalışmada 113 hasta üzerinde Sülük Tedavisinin etkisi gözlenmiş. Araştırma sonuçlarına göre sülük tedavisi alan hastalarda kireçlenmeye bağlı ağrıların azaldığı görülürken bu grupta ağrı kesici kullanımı da istatistiksel olarak anlamlı bir biçimde düşmüş. En büyük gelişme ve uzun süreli etkiyi ise belirli aralıklarla sülük terapisi alan hastalarda 1 ay geçtikten sonra görülmüş. Yan etki olarak araştırmaya katılan hastaların sülük bölgelerinde kaşınma ve işlem sonrası kanamaya bağlı bandaj uygulama ihtiyacı olduğunu ortaya konmuş.

Bir başka araştırmada 400 hastanın izlenerek sülük tedavisi ile 6-12 ay süreyle diz ağrılarının geçtiği görülmüş ve senede iki defa olmak üzere eklem hastalıkları kaynaklı ağrı şikayeti olanlara sülük tedavisini tavsiye etmişler.


Araştırma meta-analiz sonucu olarak: sülük tedavisinin kireçlenmeye ( osteoarthritis ) bağlı diz ağrılarını geçirmede anlık ve kısa süreli etkisi için güçlü kanıtlar bulunduğunu ve uzun süre ağrı önleme konusunda da orta düzeyde kanıtlar bulunduğu söylenmiş.

Makaleye ulaşmak için:

https://link.springer.com/article/10.1007/s10354-013-0236-y

607 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Hipoglisemi: Tip I diyabet tedavisinde en sık karşılaşılan ve en korkulan akut komplikasyonlardan birisidir. Kan şekerinin 55-65 mg/dl’nin altına düşmesidir. Hipogliseminin nedenleri, insülin direnci,